Tahkim Bülteni 7. Sayı

Güncelleme tarihi: Haz 1


İÇİNDEKİLER


1- ICSID 2020 İstatistikleri Yayınlandı

2- Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmalarına İlişkin BM Konvansiyonu Onaylandı

3- Türkiye Yatırım Anlaşması İhlali İddiasıyla Karşı Karşıya

4- Frankfurt Yüksek Bölge Mahkemesi Achmea Kararının Diğer Yatırım Anlaşmalarına Transfer Edilebile ceği Görüşünde

5- Yaklaşan Etkinlikler



1- ICSID 2020 İstatistikleri Yayınlandı


ICSID, Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümüne İlişkin Usul Kuralları kapsamında 2020 yılında çok sayıda yeni dava kaydetti ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu'nun (UNCITRAL) tahkim kuralları da dahil olmak üzere diğer kurallar kapsamında da birçok davayı yönetti.


2020'de ICSID, ICSID Sözleşmesi Tahkim Kuralları, Ek 3 - Additional Facility ve ICSID Sözleşmesi Uzlaştırma Kuralları kapsamında toplamda 54 yeni dava kaydetti. Ek olarak, Merkez, diğer kurallar grubu altında 22 yatırımcı-Devlet anlaşmazlığını yönetmişti ve bunların çoğunluğunda -17 dosya- UNCITRAL Kurallarını uygulamaktadır.


Önceki yıllarda olduğu gibi, yeni ICSID davalarının çoğunda (% 60) iki taraflı bir yatırım anlaşmasında ICSID yargılamasının uyuşmazlık çözüm mekanizması olarak belirlenmesi ile başvurulmuştur. Ev sahibi devlet ile yabancı yatırımcı arasındaki özel nitelikli yatırım sözleşmeleri

yeni davaların % 10'unu, Enerji Şartı Antlaşması ise % 9’unu oluşturdu.


2020'de kaydedilen davaların en büyük payı Doğu Avrupa ve Orta Asya'daki Devletler (% 28), ardından Güney Amerika (% 17) ve Sahra Altı Afrika (% 12) ülkelerinden. Yeni davaların, sırasıyla Orta Amerika ve Karayipler ve Batı Avrupa % 10'unu oluştururken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ve Güney ve Doğu Asya ve Pasifik sırasıyla % 9'unu oluşturdu.


Yeni kaydedilen davaların çoğunluğu petrol, gaz ve madencilik sektörü (% 26) ve inşaat (% 17) ile ilgili. Bu sektörleri elektrik enerjisi ve diğer enerji kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıklar (% 15) izledi. Kaydedilen uyuşmazlıkların sektörlere dağılımı ise şu şekilde;


  • Bilgi ve iletişim (% 12)

  • Finans (% 9)

  • Ulaşım (% 5)

  • Turizm (% 3)

  • Tarım, balıkçılık ve ormancılık (% 2)

  • Hizmetler ve ticaret (% 2)

  • Su, sanitasyon ve sel koruması (% 2)


Diğer sektörlerden davalar ise, 2020'de kaydedilen vakaların kalan% 7'sini oluşturdu.(1)




2- Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmalarına İlişkin BM Konvansiyonu Onaylandı


22 Nisan 2021 tarihli, 31462 sayılı Resmi Gazete’de yer alan 3866 sayılı karar ile, Türkiye Cumhuriyeti tarafından 7 Ağustos 2019 tarihinde Singapur’da imzalanan ve 7282 sayılı Kanun’la onaylanması uygun bulunan “Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu’nun” onaylanmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar ile, ilgili Konvansiyon Türkiye bakımından da yürürlüğe girmiştir.


Konvansiyon kapsamıda arabuluculuk, "Kullanılan ibarelere veya yürütülen usule bakılmaksızın, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı, uyuşmazlığın taraflarına bir çözüm dayatma yetkisine sahip olmayan kişi veya kişilerin yardımıyla dostane bir çözüme kavuşturmaya çalıştıkları usul” olarak tanımlanmıştır. Konvansiyon, ticari uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk sonucunda taraflarca yazılı olarak yapılan ve yapıldığı sırada belirtilen şartları taşıyan anlaşmaların (sulh anlaşması) icra-sında uygulanacaktır. Anlaşmanın milletlerarası nitelik taşıması için;


  • Sulh anlaşmasının en az iki tarafının iş yerlerinin farklı devletlerde olması veya

  • Anlaşma taraflarının iş yerlerinin bulunduğu devletin;

Sulh anlamasınından doğan borçların ifa edileceği devletten veya;

Sulh anlaşmasının konusu ile en sıkı ilişkide olan devletten farklı olması şartları aranmıştır.


Sulh anlaşmasına dayanmak ve anlaşmayı icra ettirmek isteyen tarafın imzalı sulh anlaşmasını ve anlamanın arabuluculuk sonunda gerçekleştiğine dair delilleri ibraz etmesi gereklidir.


Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin, uyuşmazlık çözüm mekanizması olarak arabuluculuğun tercih edilmesine olumlu katkıda bulunması beklenmektedir.




3- Türkiye Yatırım Anlaşması İhlali İddiasıyla Karşı Karşıya


Kanada merkezli maden şirketi Alamos Gold, Hollanda'daki bağlı ortaklıkları Alamos Gold Holdings Cooperatief U.A. ve Alamos Gold Holdings B.V.'nin Türkiye'ye karşı dava açacaklarını bildirdi. Yapılan açıklamaya göre, Hollanda merkezli bağlı şirketler, Türkiye’ye Hollanda - Türkiye İkili Yatırım Anlaşması kapsamında Türkiye’deki altın madeni projelerine ilişkin olarak haksız el koyma ve eşit ve adil davranış yükümlülüklerine aykırı tutum iddialarıyla Türkiye’yi dava edecekler. Dava büyüklüğünün, şirketlerin Türkiye'deki varlıklarının değerini temsil eden 1 milyar doları aşması bekleniyor.


Anlaşmazlık, Alamos'un 250 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını söylediği Kirazlı altın madeniyle ilgili. Alamos Gold, Türkiye’de 2010 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Şirketin Kirazlı maden sahasında gösterdiği faaliyetleri 2019 yılından bu yana orman tahribatı ve siyanür kullanımının çevresel etkileri sebebiyle protesto konusu olmuştu.


Şirketin iddası ise faaliyetlerine devam edebilmek için gerekli hukuki süreçleri tamamlamış olmasına rağmen Ekim 2019’da alması beklenen lisans yenilenmediği gibi 2020 yılında da lisans verilmemesi sebebiyle 18 aydır faaliyetlerine haksız olarak devam edemediği yönünde.


Şirket, Kirazlı’da faaliyetlerine devam edebilmek için çevresel etki değerlendirme raporu, ormancılık izni ve yakındaki diğer madenler için bazı önemli izinler dahil olmak üzere gerekli tüm izinlerin onaylandığını belirtiyor.


Şirketin açıklamaları, Türkiye ile anlaşmazlığı iyi niyetli müzakerelerle çözmeye çalıştığı, paydaşlar ve ev sahibi topluluklar arasında köprü oluşturmak için önemli çaba sarf ettiği ancak buna rağmen lisanların yenilenmemesine ilişkin olarak kendilerine geçerli bir sebep sunulamadığı yönünde.


Alamos CEO’su John McCluskey, projenin benzeri görülmemiş biçimde askıda kaldığını ve yetkililerin çözüm için bir öneri getiremediğini belirtiyor.

Alamos, lisansların yenilenmemesi durumunun Türkiye açısından yarım milyar doları aşan zarara ve iş kayıpları sebebiyle önemli ekonomik sonuçlara yol açacağı görüşünde.(3)




4- Frankfurt Yüksek Bölge Mahkemesi Achmea Kararının Diğer Yatırım Anlaşmalarına Transfer Edilebile ceği Görüşünde


Avrupa Birliği Adalet 6 Mart 2018 Divanı Hollanda ve Slovakya arasındaki İkili Yatırım Anlaşmasını değerlendirdiği kararında AB üye devletlerinin anlaşmazlıklarını iki taraflı AB içi yatırım anlaşmalarında kararlaştırılan tahkim yargılamalarında çözmemeleri gerektiğine karar vermişti (ABAD Slovakya vs. Achmea BV - Case C-284/16). Tahkim yargılaması sonucunda Yatırımcı lehine alınan kararın tenfiz sürecinde Alman mahkemeleri, tahkim yargılamasının AB hukukuna uygunluğunu ABAD incelemesine sunmuştu. 2018 tarihli kararda “hakem heyetlerinin AB hukukuna uygunluğu temin etme yükümlülükleri bulunmadığı gerekçesiyle tahkim yargılaması sonucunda alınan kararlarda AB hukukunun tam etkinliği garanti edilmez” gerekçesi ile İkili Yatırım Anlaşması temelli tahkim yargılaması AB hukukuna aykırı bulunmuştu.


Frankfurt Yüksek Bölge Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde Achmea'daki kararın diğer AB içi İkili Yatırım Anlaşmalarına (somut olayda Hırvatistan ile Avusturya arasındaki İkili Yatırım Anlaşması) aktarılıp aktarılamayacağı sorusunu değerlendirdi.


Yüksek Bölge Mahkemesi, Hırvatistan ve Avusturya arasındaki İkili Yatırım Anlaşmasında yer alan uyuşmazlık çözüm şartının Achmea kararında belirlenen ilkelere uygun olarak AB hukukunu ihlal ettiği kararını verdi. Bu nedenle tahkim şartının geçersizliğine hükmetti.


Dava kapsamında yatırımcı taraf, Achmea kararının mevcut uyuşmazlıkta geçerli olamayacak spesifik durumlara dayandığını savundu ancak bu argüman başarılı olmadı. Mahkemenin kararında Achmea kararı bir ilke kararı olarak nitelendirildi ve AB Üye Devletleri arasındaki tüm BIT anlaşmaları için münferit davanın ötesinde görüldü.


Bu kararla birlikte, Achema kararının AB ülkeleri arasında akdedilmiş diğer İkili Yatırım Anlaşmalarına etkisinin ve bir revizyon sürecine gidilip gidilmeyeceğinin ilerleyen dönemde

tartışılması bekleniyor.(4)




5- Yaklaşan Etkinlikler


1. Juris Arbitration Law - Fifteenth Annual Investment Treaty Arbitration: A Debate & Discussion

Yatırım tahkiminde yıl içerisinde gerçekleşen gelişmelerin değerlendirileceği etkinliğe kayıt için https://arbitrationlaw.com/fifteenth-annual-investment-treaty-arbitration

adresini ziyaret edebilirsiniz.


2. 6th ICC Asia Conference on International Arbitration

Asya kıtasında yürütülen tahkim süreçlerinin değerlendirileceği etkinliğin linki https://2go.iccwbo.org/icc-asia-conference-on-international-arbitration.html


3. VIAC - Comprehensive Course on International Arbitration

Uluslararası tahkim yargılamalarına ilişkin verilecek eğitim hakkında bilgi için

https://www.viac.eu/en/service/upcoming-events/88