2013-2021 Yılları Arasında Seçilmiş Sektörel Krediler Ankara Örneği: Keşifsel Veri Analizi

Güncelleme tarihi: 19 Ara 2021



İçindekiler

1. Özet

2. Giriş

3. Literatür taraması

4. Teorik çerçeve

5. Tartışma

6. Sonuç


Özet

Ankara'daki sektör bazlı seçilen kredilerle Fintech kavramının ilişkisi nedir? sorusu araştırmanın başlagıç noktasını oluşturmaktadır. Bir başka deyişle Banka-Dışı Mali Kuruluşlar ile Denizciliğin[i] ilşikilendirilebileceğine dair bu yazıyı okuyan kişilere cesaret vermektir[ii]. Biraz daha açmak gerekirse “A” sektöründe işletme faaliyetlerini sürdüren kişilerin (gerçek ya da tüzel) FinTek başlığı altında sıralanan konular ile ilgili kendilerine yer bulabileceklerine dair farkındalık yaratmak bu yazının araştırma sorusunu oluşturmaktadır. Bu soruyu cevaplayabilmek - belki bu çalışmanın amacı olmasa da - bahse konu yazıyı okuyan kişilere yeni sorular sordurmak ilke edinilmiştir. Bu ilke çerçevesinde de Keşifsel Veri Analizi (EDA), Sektörel Krediler ve FinTek kavramları etrafında 2013-2021 yılları arasında Ankara iline özel FinTürk kredileri üzerinden bir inceleme yapılmıştır. Sonuç olarak, örnek vermek gerekirse, Ziraat ve Denizcilik alanları ile ilgili FinTek yatırımlarının hem bu sektörleri hem de bahse konu teknolojik gelişmeyi olumlu yönde bir etkisinin olacağı bulgusu vurgulanmıştır.


Giriş

FinTürk kelime kalıbının orjinali hâlinin FinTech kelime kalıbından etkilenilerek üretildiği söylenebilir. FinTech ise “Financial-Technology[iii]” kelime kalıbının kısaltmasıdır. Bu terimin de zamanında Citicorp [iv] CEO görevini yürüten John Reed tarafından ortaya atıldığını söylesense yanlış bir cümle kurmuş olunmaz (Kutler, 1993; Puschmann, 2017). İki kavramı birbirine bağlamadan önce FinTürk açıklamaları ile devam edilmesi gerekmetedir. FinTürk, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) internet adresindeki başlıklardan biridir. Bu başlıkta seçilmiş bankaların mali tabloları yayımlanmaktadır. Tablolaların yayımlanma şekilleri ise yer, zaman ve sektörlere göre değişmektedir. Yer bilgisi illere göre değişmektedir. Şöyle ki, her il için ayrı bir zaman ve sektör göstergesi vardır. Zaman göstergeleri ise aylar ve yıllar şeklinde dağılmaktadır. Yılların başlangıç tarihi 2013’tür. Son olarak Sektör kategorisinde ise 34 farklı başlık bulunmaktadır.

Denizcilik, Enerji, İnşaat ve Ziraat-Balıkçılık gibi dört konu başlığı sektör kategorisine örnek oluşturabilir. FinTürk tarafından açıklanan kredi türleri ise üç başlık altında sıralanabilir: Gayrinakdi Krediler, Krediler ve Takipteki Krediler. Bu açıklamadan sonra iki kavramın neden bağlanmak istendiğine gelinirse FinTürk başlığı altında yayımlanan İstatistiki değerlere FinTech bakış açısından yer verilmeye çalışılacaktır. Sebebi ise teknoloji çağındayız klişesinin artık hayatımızda gerçekten yer etmesi gerektiğini vurgulamaktır. Ankara ilinin inceleme konusu olarak seçilmesindeki sebeplerden bir tanesi ve belki de tek başına yeterli olacak sebep ise Google Akademik arama motorunda “Ankara” ve “Sektörel Kredi” kelime kalıplarının herhangi bir akademik çalışmanın başlık kısmında yer bulamamış olmasıdır[v]. Ayrıca, FinTürk ve Ankara kelimeleri ile yapılan arama sonucunda da denk gelinen akademik çalışmanın Gökgöz (2008) tarafından kaleme alınan Finlandiya’daki Türkler ve bahse konu ülkedeki Türk siyasetine ait olmasıdından kaynaklıdır. Yani, Ankara’ya ait krediler çerçevesinde gerçekleşen finansal süreçlerin akademik çalışmalarda kendisine yer bul(a)mamasından kaynaklı bir akademik nişe denk gelinmesi Ankara’nın bu çalışmanın incelenmek istenen olayı yapmıştır (Shakir, 2002; Seawright & Gerring, 2008; Harper, Taber & Norelli, 2016).


Literatür Taraması

Bu başlık altında Seçilmiş Sektörel Krediler ile ilgili yapılan çalışmalardan birkaçına yer verilecektir. Bektaş ve Baykuş (2020) yapmış oldukları çalışmada seçmiş oldukları sektörel krediler ile istatistiki değerleri kıyaslayıp katılım bankacılığının incelenen sektörlere kullandırdığı kredilerden GSYH değişkenine doğru herhangi bir nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilemediğini öne sürmüşlerdir. Çalışmalarının bir diğer sonucu olarak ise GSYH değişkeninden tekstil ve gıda değişkenine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu bulgusu ile karşılaşmışlardır (Bektaş & Baykuş, 2020, s.256). Sonuç üzerinden yapılabilecek genellemelerden sakınmak gerektiği gerçeğini unutmdan yukarı sonuçlar ile ilgili şu şekilde bir değerlendirme yapılabileceği fikri akla gelmektedir; katılım bankaları GSYH sonuçları haricinde sektöre kredi imkanı sağılyor olabilir. Bu duruma iki farklı bakış açısı ile yaklaşılabilir. Birincisi GSYH değeri düşük de olsa yüksek de olsa katılım bankaları sektördeki kuruluşlara katkıda bulunmak istiyor olabilir. Bir diğer nokta ise katılım bankalarının kredi verdiği kuruluşlar GSYH sonuçlarından etkilenmeyecek düzenlere sahip oldukları için adı geçen bankalardan kredi alabilme imkanına sahip olabilirler. Bektaş ve Baykuş’un (2020) bulmuş oldukları ikinci sonuç ile ilgili yapılabilecek değerlendirme ise tekstil ve gıda değişkenlerinin gündelik hayattaki yerlerinden dolayı GSYH sonuçlarının etkisine maruz kalmış olabilecekleridir.

Bir başka çalışmada inşaat dışı faaliyet gösteren firmaların konut üretimine yönelik yürüttükleri faaliyetler incelenmiş olup sektörel krediler ile yapı ruhsatı değişkenlerinin eşbütünleşik olduğu ve sektörel kredilerden yapı ruhsatına doğru nedensellik olduğu sonucuna varılmıştır (Dücan & Güğerçin, 2016, s.106). İnşaat dışı faaliyet gösteren firmaların bu sektöre ilgi duymaları enteresan bir faktör olmakla birlikte ruhsatsız yürütülebilecek bir inşaat sürecinin düşünülemeyceği gerçeği ile karşılaşıldığı söylenebilir. Elbette ki, bu noktada, firmaların bu sürece sadece ilgi duymadıkları adı geçen sektörün finansal yönden de olumlu etkilerinin olduğu durumu göz ardı edilmemelidir. Canbaz ve Arifoğlu (2018) tarafından yapılan çalışmada ise katılım bankalarının farklı sektörlere sunduğu kredilerin ekonomik büyüme ile olan nedensellik ilişkisine bakılmıştır. Makale ile ilgili bulgulara geçmeden önce “seçilmiş sektörel krediler” başlığında katılım bankalarına denk gelinmesi dikkat çekici olmuştur. Sebebi ise kredi kavramının hem katılım bankaları açısından hem de Türkiye’nin durumuna etkisi açısından inceleniyor olması, adı geçen banka türünün Türkiye’deki yerini belirlemede önem arz ettiği fikrini akla getirmektedir. Makaledeki bulgulara dönülecek olursa katılım bankalarının farklı sektörlere kullandırdığı krediler ile ekonomik büyüme arasında bir nedensellik olduğu; fakat katılım bankalarının finansal kuruluşlara kullandırmış olduğu krediler ile ekonomik büyüme arasında bir nedensellik olmadığı ortaya çıkmıştır (Canbaz & Arifoğlu, 2018, s.29). Birbirine bağlı bu iki cümleye şu şekilde bakılabileceği fikri akla gelmektedir; sektörlerin ekonomiye katkılarının direk olarak bir sonuca varabileceği, finansal kuruluşların ekonomiye direk bir katkısının olmayabileceği sonucudur. Yapılan bu değerlendirmenin devamında sektördeki kredilerin ekonomiye etki edecek şekilde kullanılmasının da bir etkisi var mı sorusu akla gelmektedir.


Teorik Çerçeve

Bu yazı ile ilişkilendirilebilecek ana başlıklar için küçük bir girizgah yapılacaktır. Keşifsel Veri Analizinin önemi Sektörel Krediler ile ilgili genel bir bakış açısı sağlamasından gelmektedir. Bahse konu bu başlıklara FinTek kavramının eklenmesindeki sebep ise Sektörel Kredileri “Keşif”, “Veri” ve “Analiz” gibi kavramlar etrafında tekrar yorumlama sorusu yapılabilir mi bakış açısıdır. Bir başka deyişle FinTek kavramının barındırdığı yenilikçi durumu diğer iki kavrama aktarmak amaç edinilmiştir. Buradaki amaç cevap vermek ya da bulmak değil Sektörel Kredi olgusuna acaba FinTek bakış açısı ile bakılsaydı buradan ne gibi çıkarımlara ulaşılırdı sorusunu oluşturmaktan ibarettir.


Keşifsel Veri Analizi (EDA)

Keşifsel Veri Analizi bir diğer adıyla Keşfedici Veri Analizi yapılması istenen çalışma için araştırmacının elindeki verileri anlayıp bu verileri bir kalıba oturtmasını sağlayan yönteme denir (Tukey, 1977). Bahse konu yöntem ile verilerin nicel mi yoksa nitel mi olduğu (Cox, 2017), verilerin kesikli mi sürekli mi olduğu (Oğuzlar, 2003), verilerin ikili, sıralı veya nominal mi olduğunun (Bender & Grouven, 1998) anlaşılması işlemine yarar. Eldeki verilerden bir görsel oluşturulması aşamasında ise Bar Çizelgeleri (Playfair, 1786; Beniger & Robyn, 1978), Histogram Grafiği (Pearson, 1895 ;Ioannidis, 2003; Rufilanchas, 2017), Dağılım Grafiği (Herschel, 1833), Kutu (Box) Grafiği (Tukey, 1977; Frigge, Hoaglin & Iglewicz, 1989) şeklinde birkaç örnek sıralanabilir. Paragrafın başında da belirtildiği üzere EDA’daki metotlar eldeki verilerin tam olarak anlaşılmasını sağlayan ve anlaşılan bu verilerin doğru olarak aktarılmasına yarayan bir yöntemdir. Bu yöntem bir nevi başlangıç aşaması olarak adledilebilir. Bu çalışmada da EDA’daki yöntemlerin birkaçı uygulanacaktır.


Sektörel Krediler

Başlığı genişletmeden önce kredi kavramı ile ilgili küçük bir giriş yapılması uygun olabilir. Belki de bu noktada paranın ne zamandan beri aktif bir şekilde kullanıldığı ile ilgili bir bilgi verilebilinir. Homeros şiirlerinden bir dönem sonra paraya dair kalıntıların varlığından söz edilebilir (Macleod, 1984). TO dönemde paraya neden ihtiyaç duyulduğu ise ayrı bir tartışma konusudur. Belki buradan tekrar kredinin tanımına dönmek gerekebilir. Akgüç (2006, 2011) tarafından yapılan tanımda aşağıdaki tabloya göre;


Bir bankanın yapacağı istihbarat sonucunda, gerçek veya tüzel kişilere yasalar, iç politikaları ve kendi kaynakları da göz önünde bulundurularak teminat karşılığı ve teminatsız olarak para, teminat veya kefalet vermek şeklinde tanınmış olan olanak veya limit (Öztürk, 2015, s.13)”


olarak kredinin kavramı çerçevelendirilmiştir. Bu tanımı sektörlere dağıtınca hangi sektörün bankaların incelemeleri dahilinde hangi noktada olması durumu bahse konu sektör kişilerinin (gerçek-tüzel) çekebilecekleri kredi tutarlarını oluşturmaktadır. Bu noktada sektör kişilerinin teminat durumları da bulundukları konumu ifade edecektir şeklinde bir çıkarım yapılabilir.


FinTek

Elektronik Para ve Ödeme Kuruluşları (Güven & Irmak, 2018), Mobil Ödeme Kuruluşları (Yıldırım, 2020), Kriptopara Borsaları (Eren vd., 2020), Blockchain Tabanlı Ödeme Kuruluşları (Tetik & Ahmet, 2020), Banka-Dışı Mali Kuruluşlar (Tekin, 2021) başlıkları buradaki Fintek ile ilgili verilecek örneklerden birkaçını oluşturabilir.


Tartışma

Bu başlıkta öncelikle en çok kredi verilen sektörlere değinilecektir. 2013-2021 Arasındaki yılların eylül ayı verilerine göre oluşturulan aşağıdaki tabloda en çok kredi verilen sektörler sunulmuştur.







Enerji ve İnşaat sektörleri hem kat katsayı anlamında hem de sürekli artış anlamında en çok göze batan sektörler olmuşlardır. Bu sektörlerin Pandeminden bile etkilenmemesi enteresan bir detay olmuştur. Ziraat ve Balıkçılık sektörlerinde verilen kredi anlamında bir önceki yıla göre 1,5 kata kadar artış gözlemlenmiştir. Turizm için verilen kredilerin Pandemi’de bir önceki yıla göre hiç azalma göstermemesi bir diğer enteresan detay olarak dikkat çekmiştir. Yurdumuzun refahının ve güvenliğini geliştirmenin en barışçı vasıtasının zirai kredi olduğunu bir defa daha söylemek isteriz (Suphi, 1908). Yazarın bu sözleri ziraat alanının aradan yüzyılı aşkın bir süre geçmesine rağmen önemini koruduğunu göstermektedir (Kaplanhan, 2018). Tekin vd. (2020) tarafından yapılan bir çalışmada akıllı lojistik süreçlerinin blok zincir bakış açısındaki yeri incelenmiştir ki; her ne kadar farklı devir ve farklı koşullar için söylenmiş olsa da Suphi’nin sözlerinin neden günümüz ile bağdaştırılması gerektiğini destekler bir argüman olacaktır.





2013-2021 Arasındaki yılların eylül ayı verilerine göre oluşturulan yukarıdaki tabloda en çok gayrinakdi kredi verilen sektörlerden birkaçı sunulmuştur. Verilen krediler anlamında Gayrinakdi krediler azalış-artış anlamında bir tutarlılık göstermemektedir. Sürekli artış gözlemlenen sektöre Metal ve İşlenmiş Maden olarak örnek gösterilebilir. Yalnız bu sektörde 2016 yılında bir düşüş yaşanmıştır. En beklenmedik düşüş Denizcilik sektöründe gözlemlenmiştir.Türkiye bu alanda dünyada ilk sıralarda yer alacak bir başarı potansiyeli yakalayabilecektir (Duramaz, 2018, s.161). Denizcilik alanı ile kurulan bu sözün 2018 yılına ait olması 2017 yılına ait verilerin olduğu yukarıdaki tablodaki sonuca uymayan bir resim çizmektedir. Çin ile Türkiye’nin Eximbank kredileri çerçevesi ile incelenen makalede, gemi inşasında hiç de fena bir noktada olmadığımız iddiası 2017 yılında yaşanan olayın ne olduğu sorusunu enteresan bir hâle getirmiştir. Bu durum ile ilgili acaba tersanelerde bir kapanma mı yaşandı sorusunun cevabı araştırılırken Deniz Ticaret Odası tarafından 2017 yılında yayımlanan araştrımada şu sözlere denk gellinmiştir;

2016 yılını performans olarak geçen yılın gerisinde kapattı. 2016 yılının ikinci yarısında kendisini gösteren sert düşüş, 2017 yılının ilk çeyreğini hayati derecede önemli hale getirdi[vi].


Sonraki yıllarda Denizcilik alanı ile ilgili kredi tutarlarında belli bir standartın üzerinde sayılar gözlemlense de tersane kapanması gibi beklenmeyen – belki de beklenmesi gerekirken beklenmeyen – durumlara alternatif arayışlarının sadece arayış olarak değil 5-10-20 vb. yıllık planlar dahilinde bertaraf edilmesi gerektiği gerçeği 2017 yılında gün yüzüne çıkmıştır. Blok zincir ile inşa edilen elektronik konşimentolara değinilen bir araştırmada şu şekilde bir çıkarım yapılmıştır;

İhracatcı, ithalatçı, liman, taşıyan, gümrük vb. paydaşlar arasında 100% şeffaflık sağlanması (Yıldız & Baştuğ, 2018).”


Farklı bakış açılarının teknolojik gelişmelerdeki doğru noktalar ile birleştirilmesi işlemi sonucu ulaşılabilecek noktalar yukarıdaki cümleden de anlaşılabilir. Bu noktada bir FinTek uygulaması olan blok zincirin belki de sadece denizcilik ile uğraşan kişilerin bildiği bir tabir olan “konşimento” kavramı ile birleşip bahse konu sektördeki birçok kişi için %100 şeffaflık sağlayacak bir duruma dönüşmesi son tahlilde bir kazanç kapısı olmayabilir. Fakat hatırı sayılır düzeyde insana birbirlerine sorgusuz sualsiz güvenmelerini sağlayacak bir senaryo oluşturması ile önem arz etmektedir.


Sonuç

Gelinen noktada kullanılması gereken daha fazla İstatistiki verinin olduğu bilinmekle birlikte Denizcilik ve Ziraat sektörleri üzerinden bir değerlendirilmeye gidilmiştir. Bu sektörler ile ilgili FinTek “projeleri” geliştirip Sektörel Kredilerden yararlanılabilir mi sorusu gündeme getirilmeye çalışılmıştır. Tâbi burada kredi amaç değil araç olmalıdır. Çünkü hedefi para ile başlayabilecek bir yolculuk hüsranla bitmese bile insani değerler çerçevelenerek başlanan yolculukların esas alınması gerektiği gerçeği sadece hafızalara değil yüreklere de kazınmalalıdır. Teknoloji insan yararına kullanıldığında “anlam” ifade edeceği düşünülmektedir. İstatistiki açıdan bakıldığında da yapılan testlerdeki sonuçlarda “Anlamlılık Testi” yüzyıllardan beri birçok noktada araştırmacının karşısına çıkmıştır (Hossen, 1711; Paya & Peel, 1871). Bir başka deyişle bir konunun anlam ifadesi etmesi durumu insanlığın birçok alanda ulaşmaya çalıştığı bir durumdur.


Son olarak gelecekte yapılacak çalışmalar için önerilecek yöntemler arasında öncelikle İstatistiki değerlerin biraz daha kapsamlı kullanılması gerektiği fikri ön plana çıkmaktadır. Devamında ise Keşifsel Veri Analizinin (EDA) adını tam anlamıyla yanstımasının sağlanacağı düşünülmektedir. Seçilmiş olan konu başlıklarının birbirleriyle olan ilişkileri bu çalışmadaki gibi yüzeysel değil daha derinlere inilerek incelenmeleri gerektiği fikri akla gelmektedir. Özellikle Ankara ili de dahil olmak üzere bölgesel bakış açıları ile adı geçen konu başlıklarının genişletilebilmesi yararlı olacaktır. Dönemsel bir kıyaslama yapmak uygun olabileceği gibi farklı bir disiplinin bakış açısı ile konuya bakmak da incelenmek istenen durumu renkli hâle getirebilir. Yıldız ve Baştuğ (2018) örneğinde olduğu gibi Türkiye dışında bir ülke argümana katılabilir. Yukarıda sıralanmaya çalışılan gerekçeleri de içine alan bir akademik süreç durumun özetini yansıtması açısından faydalı olacaktır. Nihayetinde varılması gereken nokta da bu senaryo ile olmalıdır. Eklenilmek istenen bir diğer husus da bu yazının kısıtlamalarının olduğu gerçeğidir. Bu gerçek çerçevesinde bir yazı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Buradaki amaç bu yazıyı okuyacak kişilere farklı bakış açılarını harmanladıklarında limitlerinin de limitsizliği olduğu fikrini aşılayabilmektir.


Kaynakça

  1. Akgüç, Ö. (2011). Kredi taleplerinin değerlendirilmesi. Arayış Basım ve Yayıncılık.

  2. Bektaş, S., & Baykuş, O. Seçilmiş Sektörel Krediler Ve İktisadi Büyüme İlişkisinin Ampirik Analizi: Türkiye Katılım Bankaları Örneği. Avrasya Sosyal Ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 7(10), 244-258.

  3. Bender, R., & Grouven, U. (1998). Using binary logistic regression models for ordinal data with non-proportional odds. Journal of clinical epidemiology, 51(10), 809-816.

  4. Beniger, J. R., & Robyn, D. L. (1978). Quantitative graphics in statistics: A brief history. The American Statistician, 32(1), 1-11.

  5. Canbaz, M. F., & Arifoğlu, A. (2018). Sektörel krediler ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi: Türkiye katılım bankaları örneği. Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 10(2), 19-30.

  6. Cox, V. (2017). Exploratory data analysis. In Translating Statistics to Make Decisions (pp. 47-74). Apress, Berkeley, CA.

  7. Duramaz, S. (2018). Gemi İnşa Sanayi’nin Gelişiminde Eximbank Kredileri: Çin Ve Türkiye’ye Yönelik Bir Karşılaştırma. Maliye Ve Finans Yazıları, 1(109), 145-164.

  8. Dücan, E., & Güğerçin, U. (2016). Çeşitlendirme Stratejisi Örneği Olarak Türkiye’de Konut Yatırımları Ve Sektörel Krediler İlişkisi. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 16(4), 93-110.

  9. Eren, B. S., Erek, M. S., & Buyruk Akbaba, A. N. (2020). Kripto Para Kavramı Ve Muhasebeleştirilmesi. Itobiad: Journal Of The Human & Social Science Researches, 9(2).

  10. Frigge, M., Hoaglin, D. C., & Iglewicz, B. (1989). Some implementations of the boxplot. The American Statistician, 43(1), 50-54.

  11. Gökgöz, S. S. (2008). Finlandiya Türkleri ve Türk Hariciyesinin Siyaseti. Bilig, S, 47, 1-20.

  12. Güven, Ç., & Irmak, O. (2018). 6493 Sayılı Kanunda Ödeme Kuruluşlarının Tâbi Olduğu Hukuki Çerçeve. Bankacılar Dergisi, (105), 95-107.

  13. Harper, T. L., Taber, M. E., & Norelli, B. P. (2016). Case Selection: A Case for a New Approach.

  14. Herschel, J. F. W. (1833). XIX. Observations of nebulæ and clusters of stars, made at Slough, with a twenty-feet reflector, between the years 1825 and 1833. Philosophical Transactions of the Royal Society of London, (123), 359-505.

  15. Hossen, M. A. (1711). Central Bank Influences on the Control of the Deposit in Islamic Banking in Bangladesh. BUBT, 19691(01911), 43.

  16. Kaplanhan, F. (2018). Kripto Paranın Türk Mevzuatı Açısından Değerlendirilmesi: Bitcoin Örneği. Vergi Sorunları Dergisi, 353, 105-123.

  17. Kutler J (1993) Citibank is shedding individualistic image. Am Bank.

  18. Ioannidis, Y. (2003, January). The history of histograms (abridged). In Proceedings 2003 VLDB Conference (pp. 19-30). Morgan Kaufmann.

  19. Macleod, H. D. (1894). The theory of credit (Vol. 2). Longmans, Green, and Company.

  20. Oğuzlar, A. (2003). Veri ön işleme. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, (21).

  21. Öztürk, K. (2015). Kredi Politikası ve Değerlendirmesi. Baskı: Ankara.

  22. Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi, Prof. Dr. Öztin AKGÜÇ, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 7. Baskı, Arayış Basım ve Yayıncılık, 2006

  23. Paya, I., & Peel, D. A. (1871). A New Analysis of the Determinants of the Real Dollar-Sterling Exchange Rate.

  24. Pearson, K. (1895). X. Contributions to the mathematical theory of evolution.—II. Skew variation in homogeneous material. Philosophical Transactions of the Royal Society of London.(A.), (186), 343-414.

  25. Playfair, W. (1786). The Commercial and Political Atlas. London: Corry. Costigian-Eaves, P. & McDonald-Ross, J.(1990). William Playfair (1759-1823). Statistical Science, 5, 318-326.

  26. Puschmann, T. (2017). Fintech. Business & Information Systems Engineering, 59(1), 69-76.

  27. Seawright, J., & Gerring, J. (2008). Case selection techniques in case study research: A menu of qualitative and quantitative options. Political research quarterly, 61(2), 294-308.

  28. Rufilanchas, D. (2017). On the origin of Karl Pearson's term" histogram. Revista Estadística Española, 59(192), 29-35.

  29. Shakir, M. (2002). The selection of case studies: strategies and their applications to IS implementation case studies.

  30. Suphi, M. (1908). İlk Yazılar.

  31. Tetik, N., & Ahmet, Ö. N. E. R. Ülkemiz Girişimcileri İçin Yeni Bir Yatırım Desteği Modeli: Inıtıal Coın Offerıng (Ico). Muhasebe Ve Finans İncelemeleri Dergisi, 3(1), 13-26.

  32. Tekin, B. (2021). Türkiye’de Banka Dışı Finansal Kuruluşların Finansal Göstergelerinin Ekonomik Büyüme ve Enflasyon Üzerine Etkileri. ETÜ Sentez İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, (5), 51-72.

  33. Tekin, M., Öztürk, D., & Bahar, İ. (2020). Akıllı Lojistik Faaliyetlerinde Blokzincir Teknolojisi. Kent Akademisi, 13(3), 570-583.

  34. Tukey, J. W. (1977). Exploratory data analysis (Vol. 2, pp. 131-160).

  35. Yıldız, A. G. R. Ö., & Baştuğ, Ö. Ü. S. Blok Zincir Teknolojisi Kapsamında Elektronik Konşimento.

  36. Yıldırım, M. (2020). Finansal tabana yayılmayı kolaylaştırıcı mobil para: Ankara ilinde bir uygulama (Master's thesis).


[i] Denizcilik örnek olarak kullanılmıştır. Farklı sektörler için de bu kıyaslama yapılabilir. [ii] https://openknowledge.worldbank.org/handle/10986/15162?show=full Benzer bir ifadeye sektör aynı olmasa da yer verilmiştir. Kaynak Dünya Bankası [iii] https://www.americanbanker.com/opinion/friday-flashback-didciti-coin-the-term-fintech Fintech terimi ile ilgili haber kaynağı için bkz [iv] https://www.citigroup.com/citi/ CitiCorp adı günümüzde CitiGroup olarak anılmaktadır. [v] https://scholar.google.com/scholar?as_q=sekt%C3%B6rel+krediler+ankara&as_epq=&as_oq=&as_eq=&as_occt=title&as_sauthors=&as_publication=&as_ylo=&as_yhi=&hl=tr&as_sdt=0%2C5 Google Akademik gelişmiş aramalar sekmesindeki filtreleme sonucunu gösterir [vi] https://www.denizticaretodasi.org.tr/Media/SharedDocuments/DenizTicaretiDergisi/mart_ek_2017.pdf İMEAK DTO ŞUBAT SAYISI Rakamlarla denİzcİlİk SEKTÖRÜ VE İSTATİSTİKLER – Deniz Ticareti


YAZAR


Mehmet Emre Çetin