top of page

Hukuk Bülteni - 27. Sayı




İÇİNDEKİLER

  1. Spor Kulüpleri Tarafından Tutulacak Defter ve Kayıtlar Hakkında Yönetmelik

  2. Spor Kulüplerinin Birleşmesi ve Mal Varlığı Devri Yapmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

  3. Elektronik Mühre İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

  4. Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

  5. Anayasa Mahkemesi’ nin E.2021/121 K.2022/88 Numaralı Kararı




1. Spor Kulüpleri Tarafından Tutulacak Defter ve Kayıtlar Hakkında Yönetmelik

07.09.2022 tarihli ve 31946 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile 26.07.2022 tarihli ve 31904 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Spor Anonim Şirketlerin Esas Sözleşmesinin Asgari İçeriği, Ortaklık Yapısı, Pay Sahipliği, Sermayesi ve Organlarına İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği’ ne yönelik olarak yol gösterici ve düzenleyici bir yönetmelik olarak çıkan yönetmelikle spor kulüplerinin tutmak zorunda olduğu defter ve kayıtlara ilişkin hususlar belirlenmiştir.

İlgili yönetmelikle spor kulüplerinin tutacakları defterler belirlenmiş olup uygulamada düzenin sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca Spor Anonim Şirketlerine ilişkin tebliğe ilişkin mevzuatın genişletilmesi ve düzenlemelerin arttırılması yolunda bir adım atılmıştır. [1]




2. Spor Kulüplerinin Birleşmesi ve Mal Varlığı Devri Yapmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

14.09.2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile 07.09.2022 tarihli ve 31946 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Spor Kulüpleri Tarafından Tutulacak Defter ve Kayıtlar Hakkında Yönetmelik ve ile 26.07.2022 tarihli ve 31904 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Spor Anonim Şirketlerin Esas Sözleşmesinin Asgari İçeriği, Ortaklık Yapısı, Pay Sahipliği, Sermayesi ve Organlarına İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği’ ne yönelik olarak yol gösterici ve düzenleyici bir yönetmelik olarak çıkan yönetmelikle spor kulüplerinin birleşmesi ve mal varlığı devrine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

İlgili yönetmelikte dikkat çeken hususlardan bazıları; birleşmelerin yalnızca devralma suretiyle yapılabilmesi, spor kulüplerinin başka bir spor kulübü ile birleşebilmesi ve bu birleşen kulüplerin sadece aynı şehirde kurulu spor kulüpleri olması durumunda mümkün olması gibi sayılabilir. [2]




3. Elektronik Mühre İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

14.09.2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile Elektronik Mühre yönelik düzenlemeler getirildi. Bu düzenlemeler elektronik mührün tanımını yaparak elektronik mührün vasfını, delil kaydı özelliğini, hukuki niteliğini belirledi.

Ayrıca düzenlemeyle elektronik mührü oluşturabilecek ve kullanabilecek kişiler belirlenerek elektronik mühür sertifikası başvuruş, yenilemesi, iptal edilmesi ve sertifika ücretlerine ilişkin düzenlemeler getirildi. [3]



4.Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

23.09.2022 tarihli ve 31962 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile Tüketici Kredisi Sözleşmelerine ilişkin yeni düzenlemeler getirildi. Bu yönetmelikle getirilen önemli tanım şöyle ifade edilmekte;

Yan finansal ürün ve hizmet: Kredi sözleşmesinin faiz, kâr payı, vergi, fon ve benzeri yasal giderler dışında tüketiciye sunulan her türlü ürün veya hizmet ile kredi bağlantılı sigorta hariç olmak üzere sigortayı ifade eder.

İlgili düzenlemelerde tüketicinin korunması hususunda yeniliklerin bulunduğu, tüketicinin bilgilendirilmesi ve rızasının alınmasının öneminin arttırıldığı ve sigortalı kredi sözleşmelerinde tüketiciye verilmesi gereken bilgilerin kapsamının genişletildiği görülmektedir. İlgili değişiklikle Yönetmelik “Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabı Sigorta Hukukuna” ve “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”’ a uyum sağlanmaktadır. [4]



5. Anayasa Mahkemesi’ nin E.2021/121 K.2022/88 Numaralı Kararı

Anayasa Mahkemesi’nin 23.09.2022 tarihli 31962 sayılı Resmî Gazete ’de yayınladığı karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 “Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması”(HAGB) kurumunda olağan kanun yolu olarak m.231/12’ de belirlenen “itiraz” kanun yolunun Anayasaya uygunluk değerlendirilmesine ilişkindir.

Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali istenen fıkra “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz edilebilir.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin (5) ve (6) numaralı fıkralarına göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece -sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade. suçtan önceki hâle getirme veya tatmin suretiyle tamamen giderilmesi ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi şartları aranmaktadır.

Anılan maddeyle ilgili farklı Yargıtay dairelerinden verilen farklı kararlar bulunmaktadır. Bu kararlara göre itiraz yolunda bu kararı inceleyen mahkemenin incelemesi gereken husus hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının sadece usul yönünden incelenmesi olabileceği gibi bazı kararlara göre ise bu incelemeyi yapan itiraz makamı hem usul hem esasa ilişkin inceleme yapmalıdır. Bu anlamda inceleme yapıldığında HAGB hakkında yerleşik bir uygulama bulunmamaktadır.

Başvuru karararı HAGB’ nin hukuki sonuç doğurmaması gerektiğini belirterek son yıllarda HAGB kararlarına sonuç bağlayan kanun ve yönetmeliklerin çıkarıldığını, HAGB kararlarına yönelik itiraz incelemelerinin ilke olarak dosya üzerinden yapıldığı, kararların esasına ilişkin bir incelemenin gerçekleştirilmediği, bu durumun ise iki dereceli yargılanma, etkin başvuru ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini belirterek HAGB kararlarının istinaf incelemesine tabi olması gerektiğini belirtmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararında ; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğunu düzenleyen kural; bu kanun yoluna başvuranların iddia ve delillerinin dikkate alınmasında, çatışan menfaatlerin dengelenmesinde, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunun ve ölçülülüğünün belirlenebilmesinde belirli ve etkili bir denetim yolu öngörmemektedir. Bu durum temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin giderilmesinde ve kamu gücünü kullananların keyfi davranışlarının önüne geçilmesinde bireye tanınmış olan yetkili makama başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkını ihlal etmektedir. Nitekim kuralın anılan hususları karşılayacak şekilde uygulanamadığı da görülmektedir. Doğrudan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimi ile ilgili olan bu tür bir muhakemenin yokluğu etkili başvuru hakkıyla bağdaşmadığını belirterek ilgili maddenin Anayasa m.40’ a aykırı olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini belirlemiştir.

İptal kararının Resmî Gazete’ de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. [5]

KAYNAKÇA

1. resmigazete.gov.tr/07.09.2022

2. resmigazete.gov.tr/14.09.2022

3. resmigazete.gov.tr/14.09.2022

4. resmigazete.gov.tr/23.09.2022

5. resmigazete.gov.tr/23.09.2022



Opmerkingen


bottom of page